Veri Görselleştirme Nedir?

Veri görselleştirme, klasik formatta sunulan karmaşık ve dağınık verileri bir araya toplayarak kolay algılanabilir görseller aracılığıyla anlaşılır, yorumlanabilir hale getirmektedir. Veri keşfi esnasında, insan algı sistemiyle bilgisayar sistemleri arasında esnek, yaratıcı, köprüler kurmayı hedeflemektedir.

Daha fazla detaylı bilgi için tıklayınız.

Nedir?

Pixel Pixel İşlenen İnfografiklerin Yaratıcısı Sefa Feyzioğlu

Pixel Pixel İşlenen İnfografiklerin Yaratıcısı Sefa Feyzioğlu

Seni tanımayan birine Sefa Feyzioğlu’nu anlatır mısın?

Yüksek öğrenimimin bir bölümünü Kırgızistan Osh State University’de coğrafya ve doğa bilimleri bölümünde alarak aslında Orta Asyanın muhteşem coğrafyasını tanıma şansına erişirken köklere inme şansını yakaladım. Kendimi bildim bileli doğaya karşı yakınlığım vardı. Bilim bazında da coğrafya hep keyifli bir alan olarak da beni cezbetmişti. Köklere dönme ve doğa ile olan yakınlığım kendimde var olan yetenekleri ortaya çıkarma isteğimi de harekete geçirdi. Doğanın kusursuzluğu, gücü ve doğadaki tasarım kendi tasarımlarımın da çıkış noktasını oluşturdu.

Kişisel olarak tasarım çözümleri üretmeye başladığım dönemle Kocaeli Üniversitesi Halkla İlişkiler ön lisans programına başlamam eşzamanlı olarak devam etti. Okuduğum süreçte PR çalışmalarının tüm süreçlerini algılayarak tüm adımları da analiz ederek üretimlerimi gerçekleştirdim. Marka için reklam planlaması üzerine yazdığım tez tasarımın önemini aktarmak için bir fırsat oldu. Bu süreçteki üretimlerimi bir araya toplayarak bir portfolio oluşturdum ve aynı üniversitede Görsel İletişim Tasarımı lisans programına kabul edildim. Halkla ilişkiler’in stratejik yaklaşımı ve görsel iletişimin gücünü bir arada kullanarak etkili iletişim süreçleri tasarlama ve üretmenin yollarını araştırdım. Çoklu ortam ve etkileşim alanlarında işler ürettim.

Karmaşık verileri basitleştirmek ve dijital ortamda küçük dünyalar üretmeye başladım. Okuldan mezun olduktan sonra reklam ajansındaki işimden ayrılarak temel tasarım’a yöneldim. Bu süre zarfında İskandinav tasarım anlayışı ve Bauhaus ekolünün çıkardığı işlerden etkilenerek İzlanda’nın başkenti Reykjavik’in etkileşimli ve interaktif şehir rehberini ürettim. Şu anda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Enstitüsü bilgisayar ortamında sanat ve tasarım yüksek lisans programında eğitimime devam ediyorum. Veri görselleştirme ve infografik alanında araştırmalarımı sürdürürürken bir yandan da Apple Retail’de creative rolünde eğitmenlik ve mentorluk yapıyorum.

Mektepli misin? Yoksa Alaylı mı?

Ben bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Çocukluktan konuya olan ilgim sebebiyle tasarıma legolarımla başlayıp kağıt kalemle devam ettim sonrasında da aynı pratikleri de sürece dahil ederek dijital ortamda tasarım yapmaya devam ediyorum. İdeallerimin peşinde giderek eğitimime bu yönde şekil vermeye karar verdim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fen Bilimleri Enstitüsü Bilgisayar ortamında sanat ve tasarım bölümünde eğitimime devam ediyorum ve okul dışında da kendimi okul dışında eğitecek vakti de ayırmaya çalışıyorum. Bu sebeple kendimi hem alaylı hem mektepli olarak tanımlıyorum bir nevi fusion drive :)

Hayatta olmazsa olmazların neler?

Ailem, Eminem(şarkıcı olmayan) ve mac’im.

sefa Feyzioğlu çalışma masası

Yeni bir projeye başlamadan önce nasıl bir ön hazırlık yapıyorsun?

ciddi bir araştırma sürecine giriyorum. Her işe öncelikle geleneksel bir yöntem olan kağıt kalem ile başlıyorum. Sonrasında dijital ortama geçiyorum. Tasarım yemek pişirmek pişirmeye çok benziyor. Elimdeki doneler ve doğru araçlarla tasarımı şekillendirecek bir pişirme sürecine girişiyorum.

Hangi veri görselleştirme türünü tercih ediyorsun? Neden?

İnfografiği bu alanda çok yatkın görüyorum. Bunun nedenlerinden biri ortaya çıkan işin ilginçliğinin yanı sıra sayfalarca anlaşılmaz ve sıkıcı verinin bir anda keyifli, okumaktan ve izlemekten zevk alınacak ilgi çekici bir hale gelmesi. Bir diğeri de üretilen işin süreç anlatımı, hiyerarşi, anatomi ve kronoloji gibi bir çok alanda kullanılabilir olmasının yanı sıra paylaşım kolaylığı, okuma yazması olmayan birine dahi saflaşmış bilgiyi rahatlıkla aktarabilmesidir.

Çalışırken kendini birey olarak mı yoksa takım olarak mı daha rahat hissediyorsun?

Kişisel üretimlerimde yalnızlığın mahremiyeti ve yalnızlık hakkını savunuyorum. Mümkünse en sakin alanda kendi gürültümü oluşurabilmek güzel. Sevdiğim sesleri ve varlığıyla huzur veren insanların etrafımda olması bir yandan bana rahatsızlık yerine üretkenliğimi de artırıyor.
Takım olarak çalışırken ise güvendiğim takım arkadaşlarım ve meslektaşlarım bana güven veriyor. Takım çalışmasının gücüne inanıyorum. Üretim sürecinde ekosistemin kritik parçaları gibi hareket ederken bir yandan eksik yanlarıma olan destek sağlarken güçlü yanlarımla faydalı olmanın zevkine erişiyorum.

Gelecekteki planlarından da biraz bahsedelim mi?

İnfografik ve veri görselleştirme alanında okumalarım devam ederken gelecekte aynı alanda tez çalışmalarımı yürütme niyetindeyim. İskandinav tasarım anlayışını ve İzlanda’nın doğasını seviyoruz. İzlanda’nın harika doğasında otonom bir sistem kurup permakültür yapmak istiyoruz. Hayatımın bir döneminini orada geçirmek ve işlerimi yürütmek istiyorum. Bunu orada yapamasak bile Türkiye’de düşünüyoruz. Huzurla yazacağım bir kitap okunacak çokça kitap, dinlenecek albümler, izlenecek filmler ve gezilecek yerler var.

Türkiye’de tasarım ve sanat eğitimini nasıl buluyorsun? Bir önerin olsaydı bu ne olurdu?

Çocuk öncesi eğitiminden başlayarak aileler çocuklarını yarıştırmaya başlıyor. Hayatta var olma mücadelesini dahi geçemeden maddi kaygılarla kazanç üstüne dayalı bir eğitime yöneltilen çocuklar birey dahi olamadan toplumun sessiz bir parçası haline geliyor. Kendi sorununu sıkıntısını ve söylemini üretemeden sadece üretip hatta kendi üretemediği ve bazen satın alamayacağı ürünleri üreten birey sadece belli bir süre var oluyor. Kendiyle ve varlığıyla alakalı bilinçsiz dertlerini dahi nasıl dışavuracağını bilemiyor.

Tasarımın hep bir var olma yöntemi ve söylem üretme yolu olması dışında bir çözüm eylemi olduğunu da söyleyebilirim ama bir çözüm de üretmeyebilir. Bu noktada salt estetik kaygılarla doğayı ve doğal olmayanı taklit etmede de yetersiz kalınıyor.

Okul, Aile ve çevre yetersiz ve yanlış yönlendirmelerle dolu. Kaynakların varlığı bilinmiyor ya da ulaşımı zor. Öğrencilerin yahut kendini öğrenmeye adayan alaylıların resmi eğitime olan inancı ve bağlılığı da olduğunu söyleyemem. Bir noktada ekmek kapısına dönüşmesi suyu bulandırıyor. Tasarımı toptan gömmemek de gerek. Ciddi okumalar yapıp kavramsal sanat üretimi yapıp sanat tarihine geçecek oluşumlar, insiyatifler ve sanat toplulukları var. Postmodern underground sanatçılar ve oluşumlar kapitalden sıyrılarak kendi söylemlerini kendi yöntemleriyle belirlemesini takdir ediyor ve sokakta farkettikçe okumasını yapmaya çalışmak bile güzel esasında. Yakın dönemde Portfolio okulu ve özel üniversitelerin vcd programları ve devlet okullarından olan msgsü ve anadolu üniversitesi grafik bölümleri bu noktada başarılı öğrenciler çıkardı bana kalırsa.
Ajans hayatı senin için nasıldı?

Öğretici ve tasarım sürecinin tümüne vakıf olduğum bir ortamdı. Her iş tanımının ne kadar önemli olduğunu anladığım bir dönemden geçtim. Keyifli bi ortamı vardı. Görsel hafızamı kuvvetlendirdim, birbirinden yetenekli çalışma arkadaşlarım oldu. Her birinden kıymetli bilgiler aldım, dinledim ve öğrendim. Kendimi sonrasında temel tasarıma yönelttim. Salt tüketim güdülü üretim disiplinlerini terkederek temel tasarıma, ürün ve parça dönüştürerek yeni ürünler üretmeye ve daha az tüketmeye odaklı bir eğitime kendimi yönelttim diyebilirim.

sefa Feyzioğlu çalışırken

Peki şu anda İstanbul’la aran nasıl?

Çocukluğumu geçirdiğim yerle istanbul arasında çok farklı. Çok kaotik bir şehir olmasına rağmen aynı zamanda beni besleyen de bir yanı var. İmkanların şehri olmasına rağmen çok kolay kaybedilecek bir ortam aynı zamanda. Zıtlıkların ve fırsatların şehrinde doğru zamanda doğru yerde olmanın zorluğunu yaşarken aynı zamnada eğlenmekten ve müthiş tarihi dokudan, farklılığın zenginliğinden daydalanarak bu şehirden besleniyor, her gün yeni bir şey öğreniyorum. Her gün yeni bir insan tanıyorum..


Share this Story

İlginizi Çekebilecek Benzer İçerikler

SomutdüŞ Youtube’da